Sağlık hizmetleri, doğrudan insan yaşamı, vücut bütünlüğü, hasta güvenliği ve kamu sağlığı ile bağlantılı olması nedeniyle diğer mal ve hizmetlerden farklı bir hukuki rejime tabidir. Sağlık hizmetinin ticari bir ürün gibi pazarlanması, hastaların bilgi eksikliği veya sağlık hizmetine duydukları ihtiyaç üzerinden ticari olarak yönlendirilmesi, sağlık mesleklerinin güven ve etik esaslarına dayalı niteliğiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle Türk hukukunda sağlık hizmetlerinin sunumunda reklam faaliyetleri sınırlandırılmış; buna karşılık toplumun doğru ve bilimsel sağlık bilgisine ulaşabilmesini sağlamak amacıyla belirli ölçüler içerisinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine izin verilmiştir.
Bu alandaki temel düzenleme, 12 Kasım 2025 tarihli ve 33075 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliktir. Söz konusu Yönetmelik, 29 Temmuz 2023 tarihli önceki Yönetmeliği yürürlükten kaldırmış ve sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin kapsamını, sınırlarını, denetimini ve uygulanacak yaptırımları yeniden düzenlemiştir.
Yeni düzenlemenin temel yaklaşımı, sağlık hizmetlerinde açık veya örtülü reklamı yasaklamak; buna karşılık bilimsel, doğru, yanıltıcı olmayan ve hastayı belirli bir sağlık kuruluşuna veya sağlık meslek mensubuna yönlendirmeyen bilgilendirme faaliyetlerine imkân tanımaktır. Bu nedenle uygulamada esas mesele yalnızca bir paylaşımın “reklam” olarak adlandırılıp adlandırılmadığı değil, söz konusu içeriğin amacı, niteliği, sunuluş biçimi ve hastayı yönlendirme etkisi bakımından reklam sınırını aşıp aşmadığının belirlenmesidir.
Sağlık Hizmetlerinde Reklam Yasağının Hukuki Dayanağı
Sağlık hizmetlerinde reklam yasağı tek bir düzenlemeye dayanmamakta; 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, sağlık mesleklerinin mesleki ve etik kuralları ile Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan özel düzenlemeler birlikte uygulanmaktadır.
12.11.2025 tarihli Yönetmeliğin dayanağını da başta 1219 sayılı Kanun ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ilgili hükümleri oluşturmaktadır. Yönetmeliğin kapsamı ise sağlık meslek mensupları, özel sağlık kuruluşları ve uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşları tarafından gerçekleştirilen tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla yeni Yönetmelik bakımından kamu sağlık kuruluşlarının tamamının doğrudan Yönetmelik kapsamına girdiği şeklindeki genel bir değerlendirme yerine, ilgili kişi veya kuruluşun Yönetmelikte belirtilen kapsam içerisinde bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede reklam yasağının temel amacı sağlık hizmetlerinin tamamen görünmez hale getirilmesi değil; sağlık hizmetinin ticari bir ürün gibi pazarlanmasının, hastaların yanıltılmasının ve sağlık kuruluşları arasında haksız rekabet oluşturulmasının önlenmesidir.
Reklam Kavramı ve Tanıtım-Bilgilendirme Faaliyetlerinden Ayrılması
12.11.2025 tarihli Yönetmelikte reklam; sağlık alanındaki özel sağlık tesisleri, sağlık hizmeti sunumu veya tıp meslekleriyle bağlantılı olarak bir ürün, hizmet, kişi, kurum veya kuruluşu ön plana çıkaran ve tanıtım ve bilgilendirmenin sınırlarını aşan her türlü faaliyet olarak tanımlanmıştır. Buna karşılık tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri, sağlık tesisleri ve sağlık meslek mensupları bakımından belirli ve sınırlı bir çerçevede tanımlanmıştır.
Bu ayrım sağlık hukukunun en önemli meselelerinden birini oluşturmaktadır. Çünkü sağlık kuruluşlarının topluma kendileri hakkında hiçbir bilgi verememesi söz konusu değildir. Sağlık tesisinin adresi, iletişim bilgileri, çalışma gün ve saatleri, hasta kabul edilen uzmanlık dalları ve bünyesinde çalışan sağlık meslek mensuplarının mesleki ve akademik unvanları gibi bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasına izin verilmektedir.
Bunun yanında sağlık alanında toplumu bilinçlendiren, sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilimsel bilgilerin paylaşılması da mümkündür. Ancak bilgilendirme faaliyeti, hastayı belirli bir sağlık kuruluşuna veya sağlık meslek mensubuna doğrudan ya da dolaylı şekilde yönlendirmeye başladığı, bir sağlık hizmetini diğerlerinden üstün gösterdiği veya ticari talep oluşturmayı amaçladığı ölçüde reklam niteliğine dönüşebilecektir.
Bu nedenle bir içeriğin reklam olup olmadığının değerlendirilmesinde yalnızca kullanılan kelimelere değil, içeriğin bütününe ve ortaya çıkardığı ticari yönlendirme etkisine bakılması gerekir.
Sağlık Hizmetlerinde İzin Verilen Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri
Yeni Yönetmelik uyarınca sağlık tesisleri; adres ve iletişim bilgileri, çalışma gün ve saatleri, hasta kabul edilen uzmanlık dalları, bünyesinde çalışan sağlık meslek mensuplarının mesleki ve akademik unvanları ile sağlık alanında sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgileri kamuoyuna sunabilir.
Sağlık meslek mensupları da ana dal ve yan dal uzmanlıkları, akademik unvanları, hasta kabul ettikleri zaman ve yer bilgileri ile hizmet verdikleri sağlık alanına ilişkin sağlığı koruyucu ve geliştirici bilgileri paylaşabilirler. Bununla birlikte bu bilgilerin hastayı belirli bir sağlık kuruluşuna veya kişiye yönlendirecek biçimde sunulmaması gerekir.
Ayrıca sağlık meslek mensuplarının Bakanlıkça tescil edilmiş uzmanlık alanları çerçevesinde eğitimleri, bilimsel yayınları, akademik ödülleri, düzenledikleri toplantılar ve ilgili mesleki faaliyetleri hakkında kişisel bilgilere yer verilebilmesi mümkündür. Ancak sertifika, kurs veya benzeri eğitim belgelerinin kanunen tanınmış bir uzmanlık unvanı gibi kullanılması mümkün değildir.
Bu düzenlemelerin temel amacı, sağlık meslek mensuplarının mesleki bilgi ve birikimlerini kamuoyuyla paylaşmalarını engellemek değil; bu bilgilerin hastaların ticari amaçla yönlendirilmesine veya sağlık hizmetinin pazarlanmasına dönüşmesini önlemektir.
Sosyal Medya ve Dijital Mecralarda Reklam Yasağı
Sağlık hizmetlerinde reklam yasağının günümüzde en önemli uygulama alanlarından biri sosyal medya ve dijital platformlardır. Instagram, YouTube, TikTok, internet siteleri, arama motorları ve benzeri dijital mecralarda yapılan paylaşımlar da Yönetmelik kapsamındadır.
Yönetmelik, sosyal medya ve internet sitelerinde yapılan tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin belirlenen ilkelere uygun olmasını zorunlu tutmaktadır. Özellikle sağlık hizmetlerine ilişkin paylaşımlarda hastayı doğrudan veya dolaylı olarak sağlık kuruluşuna veya sağlık meslek mensubuna yönlendiren içeriklere izin verilmemektedir.
Sağlık tesisleri ve sağlık meslek mensupları, ücretli sponsorlu veya öne çıkarmaya yönelik olmamak şartıyla sosyal medya platformlarında veya internet arama motorlarında kayıt yaptırabilirler. Ancak arama motorlarında kullanılan anahtar kelimeler ile sonuç sayfasında yer alan bilgilerin de Yönetmelikteki reklam yasağına aykırı olmaması gerekir. Bu nedenle yalnızca “Google’da bulunmak” ile “Google reklamı vermek” arasında hukuken önemli bir fark bulunmaktadır.
Öte yandan Yönetmelik, sağlık tesislerinin açılış tarihini takip eden ilk bir ay içerisinde, Yönetmelikteki ilkelere uygun olmak kaydıyla sponsorlu tanıtım ve bilgilendirme yapabilmesine özel olarak izin vermektedir.
Hasta Yorumları, Teşekkür Mesajları ve Influencer İçerikleri
Sağlık hizmetlerinde reklam yasağının önemli bir boyutunu hasta yorumları ve teşekkür mesajları oluşturmaktadır. Hastaların sağlık hizmetinden memnun kaldıklarını belirten ifadelerin, sağlık kuruluşu veya sağlık meslek mensubu tarafından reklam amacıyla kullanılması Yönetmelik kapsamında yasaklanmıştır.
Özellikle “hastamız bizi tercih etti”, “başarılı tedavimiz sayesinde”, “çok memnun kaldım”, “şu hekim sayesinde istediğim sonuca ulaştım” gibi ifadelerin sağlık kuruluşunu veya sağlık meslek mensubunu ön plana çıkaracak biçimde kullanılması, içeriğin reklam niteliği taşıyıp taşımadığı bakımından değerlendirilmelidir.
Burada içeriğin doğrudan sağlık kuruluşunun kendi hesabından paylaşılması ile üçüncü bir kişi tarafından oluşturulması arasında da mutlak bir sorumsuzluk ilişkisi bulunmamaktadır. Yönetmelik, sosyal medya ve internet sitelerinde Yönetmeliğe aykırı tanıtım ve bilgilendirme faaliyetinde bulunanlar ile bu içerikleri paylaşanların aynı derecede sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Görsel içerikler bakımından da içeriğin üçüncü kişiler tarafından paylaşılmış olmasının sağlık tesisi veya sağlık meslek mensubunun sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu nedenle influencer, sosyal medya fenomeni, reklam ajansı veya başka bir üçüncü kişi aracılığıyla yapılan sağlık hizmeti tanıtımlarının da somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ücret, İndirim, Kampanya ve Promosyon Yasağı
Sağlık hizmetlerinin ticari bir ürün gibi pazarlanmasını önlemek amacıyla ücret, indirim, kampanya ve promosyon bilgilerine tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde yer verilmesi yasaklanmıştır.
“Yüzde 30 indirim”, “kampanya”, “erken rezervasyon”, “ücretsiz muayene”, “paket tedavi”, “yanında şu işlem ücretsiz” veya benzeri ifadeler, sağlık hizmetini ekonomik avantaj üzerinden pazarlama niteliği taşıyabileceğinden reklam yasağı bakımından açık bir risk alanı oluşturmaktadır.
Benzer şekilde çekiliş, hediye veya özendirme yöntemleri kullanılarak sağlık hizmetine yönelik talep oluşturulması da yasak kapsamındadır. Bu düzenlemenin temelinde, hastanın sağlık ihtiyacının bir tüketim kampanyasına dönüştürülmemesi ve sağlık hizmetlerinin ticari rekabet aracı haline getirilmemesi amacı bulunmaktadır.
Görsel İçerikler ve Öncesi-Sonrası Paylaşımları
Yeni Yönetmelik, sağlık hizmetlerinde görsel içerik kullanımına ilişkin ayrıntılı hükümler getirmiştir. Sağlık meslek mensupları ve sağlık tesisleri, sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki görsel içerikleri belirlenen şartlara uymak kaydıyla kullanabilirler.
Hastaya ait görsel içeriklerin kullanılabilmesi için hastanın açık rızasının alınması ve Hasta Hakları Yönetmeliğine uygun hareket edilmesi gerekir. Hasta, paylaşılacak görseli önceden görme hakkına sahip olduğu gibi verdiği görsel paylaşım iznini daha sonra herhangi bir koşula bağlı olmaksızın geri çekebilir. Görsel paylaşım izni vermeyen hastaya tanı ve tedavi bakımından veya alınacak bedel yönünden herhangi bir farklı uygulama yapılamaz. Ayrıca görselin kullanılmasına karşılık hastaya ödeme, indirim veya hediye verilmesi de mümkün değildir.
Öncesi ve sonrası görsellerinde ise kullanılan ortam ve teknik şartların aynı olması, işlem ve görselin görüntülendiği tarihlerinin belirtilmesi, görsel üzerinde sonradan teknolojik değişiklik veya düzeltme yapılmaması gerekmektedir. Görsellerin yorum, beğeni ve yeniden paylaşım gibi kullanıcı etkileşimlerine kapatılması da zorunludur. Ayrıca cerrahi veya girişimsel işlemlerde Yönetmelikte belirtilen uyarı metninin görselde kolaylıkla okunabilecek şekilde bulunması gerekir.
Dolayısıyla “öncesi-sonrası” görselinin paylaşılması tek başına hukuka aykırı kabul edilmemekte; ancak paylaşımın Yönetmelikte belirlenen teknik ve hukuki şartların tamamına uygun olması gerekmektedir.
Bilgilendirici Sağlık Videoları ile Reklam Arasındaki Sınır
Günümüzde sağlık kuruluşları tarafından özellikle sosyal medya platformlarında eğitim ve bilgilendirme amacıyla video içerikleri hazırlanmaktadır. Diş hekimliği alanında bir tedavi yönteminin anlatılması, ağız ve diş sağlığının korunmasına yönelik bilgi verilmesi veya belirli bir tıbbi uygulamanın bilimsel yönlerinin açıklanması, içeriğin niteliğine göre bilgilendirme kapsamında değerlendirilebilir.
Bununla birlikte videonun başına veya sonuna sağlık kuruluşunun ticari tanıtımının eklenmesi, hekimin veya kliniğin öne çıkarılması, “en iyi”, “garantili”, “mükemmel sonuç”, “ağrısız tedavi”, “kesin çözüm” gibi üstünlük veya garanti algısı yaratabilecek ifadelerin kullanılması ya da izleyicinin randevu almaya yönlendirilmesi halinde içerik reklam niteliğine yaklaşabilecektir.
Bu nedenle bir videonun yalnızca “bilgilendirme amaçlıdır” şeklinde etiketlenmesi, içeriğin reklam niteliğini ortadan kaldırmaz. Hukuki değerlendirme, kullanılan açıklamadan ziyade içeriğin gerçek niteliği ve etkisi üzerinden yapılmalıdır.
Sağlık Bilgilerinin Bilimsel ve Yetkili Kişiler Tarafından Verilmesi
Sağlık hizmetlerine ilişkin bilgilendirmelerin, konusunda yetkili sağlık meslek mensupları tarafından yapılması zorunludur. Bilimsel ve klinik olarak kanıtlanmamış, yerleşik tıbbi yöntem haline gelmemiş veya Bakanlıkça tıbbi işlem olarak tanımlanıp düzenlenmemiş yöntemler hakkında tedavi edici veya tedaviye yardımcı olduğu izlenimi yaratacak açıklamalarda bulunulması yasaktır.
Aynı şekilde bilimsel araştırmaların, istatistiklerin veya bilimsel yayınlardan yapılan alıntıların gerçek sonuçlarından farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması da mümkün değildir.
Bu düzenleme, sağlık alanında “bilimsel görünümlü reklam” yapılmasının önlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Bir içeriğin bilimsel terminoloji kullanması, onu otomatik olarak bilgilendirme faaliyeti haline getirmemektedir.
Hasta Mahremiyeti ve Kişisel Sağlık Verileri Bakımından Reklam Yasağı
Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin hukuka uygunluğu yalnızca reklam yasağı açısından değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda hasta hakları, kişisel verilerin korunması ve kişisel sağlık verilerinin özel niteliği de dikkate alınmalıdır.
Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde Hasta Hakları Yönetmeliğine, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa, 3359 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesine ve Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğe uygun hareket edilmesi zorunludur.
Bu nedenle bir hasta görüntüsünün reklam yasağına uygun şekilde paylaşılması, tek başına KVKK bakımından hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde açık rıza alınmış olması da içeriğin reklam yasağına uygun olduğu sonucunu doğurmaz. Reklam yasağı ile kişisel sağlık verilerinin korunması birbirinden bağımsız iki hukuki değerlendirme alanıdır ve her iki mevzuata da ayrıca uyulması gerekir.
Uluslararası Sağlık Turizmi Alanında Reklam ve Tanıtım
Uluslararası sağlık turizmi bakımından yeni Yönetmelik, yurt içi sağlık hizmeti tanıtımından farklı bir sistem öngörmektedir. Bakanlık tarafından uluslararası sağlık turizmi yetki belgesi verilen sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar, Yönetmelikte belirtilen şartlara uymak kaydıyla yurt dışına yönelik tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde bulunabilirler.
Bu kapsamda, ayrı bir sosyal medya platformu veya internet sitesi üzerinden ve sağlık turizmi kapsamında hizmet sunulduğunun açıkça belirtilmesi şartıyla Türkçe dışındaki resmi dillerde sponsorlu tanıtım ve bilgilendirme yapılabilmektedir. Bununla birlikte Türkiye’de yaşayan kişilere yönelik talep oluşturacak tanıtım yapılması yasaktır; sosyal medya reklamlarında hedef kitlenin yurt içi olarak seçilmesine de izin verilmemektedir.
Uluslararası sağlık turizmi faaliyetlerinde, yurt dışına yönelik platformlarda belirli şartlarla hasta hikâyelerine, hasta yorumlarına veya teşekkür ifadelerine yer verilmesine de izin verilmiştir. Ayrıca sağlık turizmi kapsamında indirim, kampanya ve rekabetçi fiyat duyuruları da Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde yapılabilmektedir.
Bu nedenle sağlık turizmi bakımından “her türlü indirim ve kampanya kesinlikle yasaktır” şeklindeki genel ifade doğru değildir. Yurt içi tanıtım ile uluslararası sağlık turizmi amacıyla yurt dışına yönelik tanıtımın hukuki rejimleri birbirinden ayrılmalıdır.
Reklam Yasağının Denetimi ve İl Değerlendirme Komisyonları
Yeni Yönetmelik uyarınca illerde, tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu değerlendirmek üzere Sağlıkta Bilgilendirme Tanıtım Faaliyetleri İl Değerlendirme Komisyonu kurulmaktadır.
Komisyon; İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde ilgili sağlık alanında görev yapan uzmanlar, Ticaret İl Müdürlüğü temsilcisi ve ilgili meslek kuruluşu temsilcisinin de yer aldığı bir yapı olarak düzenlenmiştir. Gerektiğinde İl Sağlık Müdürlüğünde görevli bir avukat da hukuki konularda danışmanlık yapmak üzere Komisyon toplantılarına davet edilebilmektedir.
Tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri Bakanlık ve İl Sağlık Müdürlükleri tarafından basın ve yayın organları, sosyal medya platformları ve internet siteleri üzerinden düzenli olarak taranabilmekte; ayrıca Bakanlık talimatı, resen tespit, ihbar veya şikâyet üzerine inceleme başlatılabilmektedir.
Bu nedenle sağlık kuruluşlarının sosyal medya hesapları ve internet siteleri yalnızca bir şikâyet üzerine değil, idarenin resen yaptığı taramalar sonucunda da denetim konusu olabilmektedir.
Reklam Yasağının İhlali Halinde Uygulanabilecek Yaptırımlar
12.11.2025 tarihli Yönetmeliğin 12. maddesi, ihlalin niteliğine göre farklı yaptırım mekanizmaları öngörmektedir. Sağlık tesisleri ve uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşları bakımından 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesinin beşinci fıkrasına dayanılarak Ek-2’de yer alan Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri İdari Yaptırım Formunda belirtilen yaptırımlar uygulanmaktadır.
Bunun yanında mesleğini serbest olarak icra etmeyen hekim ve diş hekimleri bakımından 1219 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanması ve gerekli disiplin süreçleri bakımından ilgili kamu kurumuna ve meslek kuruluşuna bildirim yapılması mümkündür.
Hekim ve diş hekimi dışındaki ve mesleğini serbest olarak icra etmeyen sağlık meslek mensupları bakımından ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde değerlendirilmek üzere Ticaret Bakanlığına veya Ticaret İl Müdürlüklerine bildirim yapılabilmektedir.
Yetkisiz, izinsiz veya ruhsatsız sağlık hizmeti sunumuna ilişkin tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin tespiti halinde ise Ticaret Bakanlığına veya Ticaret İl Müdürlüklerine bildirim yapılmasının yanı sıra Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması öngörülmektedir. İnsan sağlığını tehlikeye düşüren veya tanı ve tedavi sürecini olumsuz etkileyen internet içerikleri bakımından da 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin engellenmesi için yetkili mercie başvurulabilmektedir.
Bu nedenle reklam yasağı ihlalinin sonucunu yalnızca “idari para cezası” şeklinde değerlendirmek doğru değildir. İhlalin niteliğine göre idari yaptırım, mesleki disiplin süreci, erişimin engellenmesi, KVKK bakımından işlem veya suç duyurusu gibi farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Reklam Yasağı Bakımından Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Sağlık kuruluşları ve sağlık meslek mensupları tarafından sosyal medya veya internet içeriği hazırlanırken öncelikle içeriğin amacı belirlenmelidir. İçeriğin amacı toplumu sağlık konusunda bilgilendirmek ise kullanılan ifadelerin bilimsel, doğru ve yanıltıcı olmayan nitelikte olması; belirli bir hekim veya kuruluşu ön plana çıkaracak ifadelerden kaçınılması gerekir.
İkinci olarak içerikte ücret, indirim, kampanya, promosyon, çekiliş veya hediye gibi ticari talep oluşturan unsurlar bulunmamalıdır. Üçüncü olarak hasta yorumları, teşekkür mesajları ve hasta görüntüleri kullanılıyorsa hem reklam yasağı hem de hasta hakları ile kişisel sağlık verilerinin korunmasına ilişkin mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Görsel içeriklerde ise hastanın açık rızası, görselin teknik şartları, işlem ve görüntüleme tarihleri, etkileşimlerin kapatılması ve Yönetmelikte öngörülen uyarıların bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Özellikle sosyal medya içeriklerinde “bilgilendirme amaçlıdır”, “reklam değildir” veya “eğitim videosudur” şeklindeki ibarelerin tek başına yeterli olmadığı unutulmamalıdır. İçeriğin bütününün hastayı sağlık hizmetine yönlendirip yönlendirmediği ve sağlık kuruluşunu ticari açıdan ön plana çıkarıp çıkarmadığı esas alınmalıdır.
Özetlemek gerekirse; sağlık hizmetlerinde reklam yasağının temel amacı, sağlık hizmetlerinin ticari bir pazarlama faaliyetine dönüştürülmesini önlemek, hastaların bilgi eksikliğinin istismar edilmesini engellemek, hasta güvenliğini ve sağlık hizmetlerinin etik niteliğini korumaktır. Bununla birlikte sağlık hizmetlerine ilişkin doğru, bilimsel ve toplumu bilinçlendirici bilgilerin paylaşılması tamamen yasaklanmış değildir.
12.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, sağlık hizmetlerinde reklam ile bilgilendirme arasındaki sınırı yeniden ve ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Özellikle sosyal medya, arama motorları, hasta görselleri, hasta yorumları, sponsorlu içerikler ve uluslararası sağlık turizmi bakımından getirilen kurallar, sağlık kuruluşlarının dijital iletişim faaliyetlerini doğrudan etkilemektedir.
Bu nedenle sağlık kuruluşları bakımından temel yaklaşım, “hiçbir şekilde tanıtım yapılamaz” şeklinde değil, “tanıtım ve bilgilendirme yapılabilir; ancak bu faaliyet reklam niteliğine dönüşmemeli ve Yönetmelikte belirlenen sınırlar içerisinde kalmalıdır” şeklinde ortaya konulmalıdır.
Özellikle dijital çağda sağlık kuruluşlarının sosyal medya ve internet faaliyetlerinin yaygınlaşması, reklam yasağının uygulanmasını daha karmaşık hale getirmiştir. Bu nedenle her paylaşımın yalnızca kullanılan kelimeler üzerinden değil; içeriğin amacı, hedef kitlesi, kullanılan görseller, yönlendirme niteliği, ticari unsur içerip içermediği ve ilgili mevzuatın tamamı birlikte değerlendirilerek incelenmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak sağlık hukukunda reklam yasağı, sağlık kuruluşlarının kamuoyuyla iletişim kurmasını tamamen ortadan kaldıran bir yasak değil; sağlık hizmetinin ticari pazarlama faaliyetine dönüşmesini engelleyen ve bilgilendirme faaliyetlerini belirli hukuki ve etik sınırlar içerisinde tutan bir düzenleme olarak değerlendirilmelidir.
Mevzuat Linki; https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251112-2.htm